|
AZMİN ZAFERİ Bir gazeteci, ülkenin en zenginlerinden, 65 yaşlarında bir işadamıyla röportaj yapmaktadır. Sorar: - Efendim, bize bugünlere nasıl geldiğinizi, bu serveti nasıl oluşturduğunuzu anlatır mısınız? - Zevkle... 1920'lerin sonuydu. 1. Dünya Savaşı'nın etkileri yeni yeni siliniyordu, benimse cebimde birkaç sentten başka bir şey yoktu. Cebimdeki 5 sentimle, bir elma aldım. Akşama kadar onu parlatıp, 10 sente sattım. O gece sabahı zor ettim. Ertesi sabah, 10 sentimle 2 elma aldım ve onları da sattım. Böyle çalışarak, bir ay sonunda, 10 dolardan fazla para kazanmış oldum. Ertesi ayın başında, karımın halası öldü ve bize 20 milyon dolar miras bıraktı...
BARBİ Adam kızına Barbie almak ister ve bir oyuncakçıya girer. - Vitrindeki Barbie bebek kaç para ? diye sorar. Satıcı - Hangisi beyim ? ve devam eder : - Barbie spora gidiyor 19.95 usd - Barbie alış verişte 19.95 usd - Barbie diskoda 19.95 usd - Barbie plajda 19.95 usd - Barbie boşandı 265 usd Adam şaşırır. -Neden hepsi 19.95 de boşanmış olan 265 usd ? Satıcı cevaplar : - Çok basit Boşanmış Barbie ile birlikte ; Ken'in evini, arabasını, mobilyalarını da alıyorsunuz.
BU KADAR Duygu'ya teyzesi 1 milyon lira verir. Küçük kız hiçbir şey demeden parayı cebine atar. Bunun üzerine annesi müdahale eder: -"Duygucum, teyzene ne demelisin?" Duygu cevap vermez. Anne bunun üzerine ipucu vermek ister: -"Baban bana para verdiği zaman ben ona ne diyorum, Duygucum?" Duygu'nun birden gözleri parlar ve teyzesine döner:
-"Hepsi bu kadar mı?"
ÇOK ŞÜKÜR "Alo efendim" "Pardon galiba yanlış numarayı çevirdim" "Dikkat etsene geri zekalı " "Geri zekalı sensin, üstüne birde bit beyinlisin" "Ne sen kiminle konuştuğunu biliyor musun???" "Hayır" "Ben İstanbul emniyet müdürüyüm" (biraz seksizlikten sonra) "Sen kiminle konuştuğunu biliyor musun?" "Hayır"
-"Ohhh çok şükür"
ÇUKUR Irgat rüyayı anlatmak için ağasına koşar: -"Ağam bu gün rüyamda ikimizi gördüm..." -"Anlat bakalım" -"Uçaktaymışız ,düşüyoruz.. aşağıda iki çukur var biri bal diğeri lağım.. Ben lağıma düşüyorum, sen bal çukuruna." -"Eee olacak o kadar" der ağa kasılarak. -"Eee sonra?" -"Sonra birbirimizi yalayarak temizlendik..."
DELİ MİSİN? Büyük bir kasa soygunundan sonra çalıntı otomobille yol alan üç soyguncu, kent dışında otomobilden inip tarlalar arasında geldikleri yöne doğru hızla ilerlediler. Uzun süren bu iz kaybettirme yürüyüşünden sonra ıssız bir yer bulup oturdular. İçlerinden biri: - Haydi sayalım artık, dedi. Kaç milyon kaldırdığımızı merak ediyorum.İkincisi elini şöyle bir salladı: - Yorgunluktan öldük yahu! Şimdi o kadar parayı saymakla ne diye uğraşalım. Yarın gazetelerde okur, biz de öğreniriz kaç milyon kaldırdığımızı. Üçüncüsü öfkeyle yerinden fırladı:
- Deli misin be! Yarın her gazete ayrı bir rakam verir, biz de birbirimize gireriz!
UÇAK KAZASI Kurtarma ekibi uçağın düştüğü bölgeye geldiğinde bir de bakar ki, adamın biri sırtını bir ağaca dayamış, elinde bir but yiyor. Ağacın yanında da yediği butlardan oluşan bir kemik yığını.Yediği buttan kafasını kaldırıp kurtarma ekibini gören kazazede bağırıyor: -"Şükürler olsun Tanrı’ya, kurtuldum." Kurtarma ekibi tam bir sok içinde kemik yığınına bakıyor. Belli ki adam arkadaşlarını yemiş.Kurtarma ekibinin yüzündeki dehşet ifadesini sezen kazazede atılıyor: -"Beni bu yüzden hiç yargılamaya hakkınız yok. Hayatta kalmak için yaptım.Yaşam içgüdüsü bu!" Kurtarma ekibinin lideri adama doğru ilerliyor, bir yandan da inanılmaz manzara karsısında hayretten kafasını iki yana sallamaktadır, kazazedeye bakıyor ve...
-"Hayatta kalmak için kullandığın yaşam içgüdüsüne bir diyeceğimiz yok da, Allah’ın belası herif, bu uçak daha dün düştü!"
TRAFİK IŞIĞI Yeni ilçe olan bir köye trafik ışıkları yeni konmuş, ışıkların altında bir polis bekliyor ve hlkın ışıklara uymasını sağlamaya yani bir çeşit trafik eğitimi vermeye çalışıyormuş.O sırada, bakmış ki; bir kadın, elinde tuttuğu çocuğuyla, kırmızı yanarken karşıya geçiyor. Hemen seslenmiş : -Hanım, hanım! Nereye? Kadın dönüp : -Vıy! demiş. Sana ne? Eltime gidiyom.
HEPSİ BİRDEN Oymak beyi, izci adaylarını karşısına toplamış, onlara izciliğin ilkelerini anlatmaya çalışıyordu: -Bakın çocuklar, dedi. Bir izci, her gün, hiç olmazsa bir kez birine yardımcı olmalıdır. Hastalara, yaşlılara, muhtaçlara… Her sabah okula geldiğiniz zaman size bir gün önce nasıl bir iyilik yaptığınızı soracağım. Tamam mı? Ertesi sabah Oymak beyi çocukları toplayıp sordu : -Söyleyin bakalım...Dün ne gibi bir iyilik yaptınız? Bütün çocuklar, hep bir ağızdan : -Yaşlı bir kadının karşıdan karşıya geçmesine yardım ettik efendim. Adamcağız şaşırdı : -Hepiniz mi? -Evet efendim, hepimiz birden. -Neden? Çocuklardan biri cevap verdi : -Kadın karşıdan karşıya geçmek istemiyordu, ondan efendim!
HİTLER Hitler üç esir yakalamış, İngiliz, Fransız ve bir Yahudi. - "Size soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım" demiş. İngiliz’e sormuş - "Titanik kaç yılında battı?" İngiliz hemen cevap vermiş - "1912" diye. Hitler göndermiş İngiliz’i. Fransız’a sormuş bu kez: - "Titanik'te kaç kişi öldü?" Fransız cevap vermiş - "1050". - "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür bırakmış. Ve Yahudi'ye dönmüş; - "Say lan isimlerini!"
» Yorumu Gönder
Sadece üyeler yorum yazabilir Lütfen giriş yapın veya üye olun!.
»
Yorum yok
|